«
  1. Ana sayfa
  2. Blog
  3. Huzur Dolu Bir Köşe: Madam Martha Koyu

Huzur Dolu Bir Köşe: Madam Martha Koyu

Madam Martha 2

Yaz aylarında serinlemek için denize girmek isteyen İstanbul halkı kimi zaman Şile-Ağva taraflarını tercih ederken Avrupa Yakası’nda oturanların tercihi genellikle Kilyos sahilleri oluyor. Kimileri boğazın serin sularına atlamaktan çekinmezken kimleri ise İstanbul Adaları’nın yolunu tutuyor. İşte size Prens Adaları’nın saklı cenneti, Madam Martha Koyu…

Adalar denince akla hep Heybeliada ve Büyükada geliyor. Günübirlik deniz kaçamağı yapmak isteyen İstanbullular genellikle bu iki adayı tercih ediyor. Doğal olarak da en fazla kalabalık bu adalarda oluyor. Hele ki yaz aylarında İstanbul’a akın eden turistler de düşünülürse… Daha sakin bir yerde denize girmek ve yollarda fazla zaman harcamak istemeyenler ise soluğu Kınalıada’da alıyor. Bu adalar içinde en az ziyaret edileni ise Burgazada. Madam Martha Koyu ise bu sakin adanın en sakin köşelerinden birine adeta saklanmış durumda.

Bkz: En İyi Adalar Beachleri

GALERİ

Efsanelerle Süslenmiş Güzellik

İstanbul’un en büyük üçüncü adası olan Burgazada’da yer alan Madam Martha Koyu’nun ismi bir efsaneye dayanıyor.

Koyun ismini veren Martha Arat, Lübnan asıllı bir Katolik Ermeni imiş. Muhteşem güzelliği ile herkesi büyüleyen Martha Arat balerinmiş. Tam bir Avrupalı gibi yetişmiş olan bu güzel kadın, rahat tavırlarıyla Ermeni cemaatinin genel yapısından sıyrılmış. Kendi halinde bir adam olan Berc Kazar ile tanışıp evlendikten sonra yaz kış Burgazada’da yaşamaya başlamış. On iki ay boyunca denize giriyormuş. Denizden topladığı taşlardan yaptığı kolyeleri, çocuklara hediye ederek onları mutlu edermiş. Kocasının İstanbul’da dönüş saati geldiğinde süslenip püslenerek iskeleye inermiş.

Tek kelime ile doğa aşığı olan bu kadın hakkında zamanlar söylentiler çıkmaya başlamış. Çevresinin baskısına dayanamayan kadın “Halikya Koyu” olarak bilinen bölgede intihar etmiş. İntihar ile birlikte yasa boğulan ada halkı koya geldiğinde “Artık rahat edersiniz” yazısı ile karşılamış. O günden sonra koy “Madam Martha” adıyla anılır olmuş.

Madam Martha Koyu’na Nasıl Gidilir?

Madam Martha Koyu’nda denize girmek için öncelikle Burgazada’ya ulaşmanız gerekiyor. Kadıköy ve Bostancı’dan kalkan şehir hatları vapurları ya da Bostancı’dan hareket eden özel şirketin tekneleri ile adaya gidebilirsiniz. İskelede indikten sonra sağ tarafa doğru 15-20 dakikalık bir yürüyüşten sonra, Kalpazankaya’ya ulaşmadan Madam Martha Koyu’nu göreceksiniz. Koya inmek için, patika bir yoldan aşağı doğru, bir dakikalık yürüyüş yolu olduğunu da söyleyelim.

Dilerseniz, fayton ile ulaşmayı da tercih edersiniz (Gerçi bunu neden isteyesiniz ki?)

Madam Martha Koyu Giriş Ücreti Ne Kadar?

Geçtiğimiz yıla kadar koyda hiçbir işletme bulunmuyordu. Tamamen halka açık bir alan olan koyun istediğini köşesinde denize girebiliyordunuz. Şimdi ise koyun iki köşesinde de bir işletme bulunmakta. Şezlong ve şemsiye hizmetinden 30TL karşılığında yararlanabilirsiniz.

Koyun büyük bölümün oluşturan orta bölge ise hala halka açık. Plaja atacağınız havlunuz ya da sandalyeniz ile sabahtan akşama kadar eşsiz bir deniz keyfi yapabilirsiniz. Emin olun kendinizi İstanbul’dan çok uzaklarda hissedeceksiniz.

NOT: Yanınızda atıştırmalık getirmeyi unutmayın yoksa gidiş dönüş yarım saatlik ek bir yolculuk yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-Posta adresiniz paylaşılmayacaktır. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlenmiştir *